07 Ağustos 2007

Beni yine yeni yeni yeni yeni yeni yeniden sevvv!



Bu, zavallı bir genç kızın hazin öyküsüdür...

Aslında herşey, 20 Ocak 1987'de, sabaha karşı, talihsiz doğum sancılarıyla başladı. Ama o kısım biraz ayıp...

Genç kadın, kaderine boyun eğmiş, ve İstanbul'a gelmişti. Çıkınından çıkardığı kuru somun ve soğanı dişleyerek, kara kara düşünürken (bahsedilen çıkın 5 valiz 2 hurçtur, soğanı bulmak hiç de kolay olmamış, kılıçoğlu marketten alınmıştır...) karşısına yağız bir delikanlı çıktı. Göğsünden kıllar fışkıran, Nuri Alço gözlüklü delikanlı, kıza barınak teklif etti. Zavallı genç kız, hayallerini sığdıracağı bu barınaktan (blog) bir gün hiç haberi olmadan kı.ına vurulan tekmeyle kovulacağını bilemeden kabul etti. Köşe bucak sildi süpürdü. Blog sakinleriyle ilgilendi.

Bayan olduğu için başlarda el üstünde tutuldu. Fakat acı son kaçınılmazdı.Onu hunharca kovan delikanlı, hiç de cüssesine yakışmayan bir pervasızlıkla, bir adam sendecilik bir bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılıkla ardına bile bakmadı.

Genç kız fakir ama gururluydu. Sinsice bekledi. Çalıştı kendini geliştirdi. Bir buçuk ay kadar sonra, yarım şişe Cumartesi şaraba geri aldı blog üyeliğini. Gururluydu, geri dönmeyecekti, ama içinde bir sızı vardı. Yarım bıraktığı bir şeyleri tamamlamalıydı....

Döndü ve bu şiiri yazdı:

Beviyorum ama kimi
An tatlı birisini
Tasıl anlatsam bunu sana
Ulk harflerine baksana


Herkese yeniden merhaba!:)


(bu yazı kardeşim batucum'a ithaf edilmiştir:)

4 adet yorum:

batu dedi ki...

hehehe, menekshe blog'a bakıyormuş meğerse...

güzelim sen sadece arada bir döktür birşeyler, ben razıyım. buraların seninle beraber havası değişiyor, çiçekler böcekler geliyor gözümün önüne resmini ve satırlarını görünce.

o yüzden bir duygusallıkla yaptıysak bir hata, eşşekliğimizdendir, affola.

içten içe de seviniyorum, ahh çiçekler böcekler...

batu dedi ki...

bu arada güzeller güzeli suretin yüzünden başımı belaya sokarsan, elimi kana bularsan benden çekeceğin var...

menekşe dedi ki...

Açıklayalım o zaman:) Annem babam arkadaşlarıyla yıllar sonra toplu "düğün tazelediler".. Ben de herkesin beyaz giydiği bu gecede tek genç kız olarak, evde kalmışlığımın son demlerinde:P ful makyaj katılımımı gerçekleştirdim. Normalde elimde maşrapa servis yapmıyorum:) Bir Yörük köyünde etnik bir düğündü, konsept de ona göreydi:) Kimse beni evinde ayak yıkayan bir kız sanmasın. Ama tabi eli yüzü düzgün, paşa babamın münasip göreceği bir aday? Neden olmasın?..:)

Emir Bey dedi ki...

bravo bayan dönüşünüz muhteşem olmuş !