06 Ağustos 2007

Penguen'den Ayrılmalar


2004 yılında Leman'dan ayrılan yazar çizerlerin yarattığı, ülkenin Hürriyet'le beraber en çok satan mizah ve güldürü dergisi olan Penguen dağılma eşiğinde sevgili okuyucular.

Memo Tembelçizer, Ersin Karabulut, Oky, Umut Sarıkaya, Yiğit Özgür ve Uğur Gürsoy gibi baba kalemleri önümüzdeki çarşamba çıkacak olan yeni Penguen'de bulamayacağız. Nereye gidecekleri de bilinmiyor, belki yeni bir dergi çıkarırlar, belki Bülent Üstün, Emrah Ablak gibi diğer babaların yine ayrılıp da çıkardığı Fermuar'a geçerler, bilemiyorum. O zamana kadar evlerinde otururlar, dinlenirler biraz. Biz de özleriz işte, ne güzel...

Bahadır Baruter abimize yazık oldu ama, yalnız kaldı oralarda. Fatih Solmaz malağına da kafam girsin bu arada, emekli olsun artık bu ayrılma vesilesiyle. Beğenmiyoruz efendim hiçbir yaptığı işi. Hadi bakalım...

8 adet yorum:

devrim gür dedi ki...

fatih solmaz..ooff...pofff...üfff..
yiğidi öldür hakkını yeme demişler; b.baruter ile birlikte "lombak" köşesinde gerçekten harika işler yaptı; bunu her zaman teslim etmek gerekir. ama genellikle katlanılmaz biri; özellikle "patates baskı" köşesinde (ve aslında genel olarak tüm köşelerinde) o kadar saçmalıyor ki! ve alpay erdem; katlanılmaz biri maalesef; şu "yaşadıklarımı yazayım çizeyim" muhabbeti ilk başladığında bir değişiklikti tamam.. ama lütfen; öğrenci evlerindeki geyik muhabbetleri, kız erkek ilişkileri vs anılar neyse de; her bok hakkında da ahkam kesilmez ki? yani en azından senin derdin mizah olmalı; yoksa anlat istersen kendini düşüncelerini başka platformlarda.
koskoca yazarlar/gazeteciler bile "oturayım anılarımı, hayat tecrübelerimi yazayım" kararını çok yıllar sonra veriyorlar... biz de keyifle (ya da sinirlenerek) bir amcayı dinler gibi okuyoruz... yani kemal kenan ergen örneği var geçmişten; onun "hayat bilgisi" yazıları başlı başına absürd mizah örnekleriydi; kendinden bahsetmiyordu, çatır çatır mizah yapıyordu!
söyleyecek çok şeyim var aslında; penguen'i alır almaz kim ilk sayfadan okumaya başlıyor? herkesin öncelikli takip ettiği yazar/çizerler var. yukarda saydığınız isimlerin kaybıyla penguen üç dört ustayla ve birkaç güzel adamla kalır, bazı yerleri tamamen es geçilerek; en azından benim için. sırf alpay erdem'in çapsız genellemelerinden ve fatih solmaz'ın kalitesiz "ne salaklar var" tespitlerinden uzak kalmak için metin üstündağ, selçuk erdem, erdil yaşaroğlu ve b.baruter'den mahrum bırakmam elbette kendimi...
mizahçılarımız artık börtü böceğe, bebeye bakteriye abuk sabuk bıyıklar ve sigara ekleyip, dallama/dangalak aşağı mahalle edebiyatı yapmaktan vaz geçmeliler. lombak dergisinin son sayısında alpay erdem'in yedi sayfası vardı; iki sayfası bisiklet macerasını anlattığı mizahla ilgisi olmayan bir yazı; bir sayfası kem-ken'in yıllar önce yaptığı; film eleştirileri muhabbetinin vıcık vıcık, hayal gücünden ve mizahi yetenekten gram pay almamış bir versiyonu...
geçmiş lombak'lara baksınlar; selçuk erdem'in, erdil yaşaroğlu'nun, emrah ablak'ın, kenan yarar'ın, vs vs işleriyle karşılaştırsınlar kendilerini...
hakikatten uzun zamandır sinirimi bozuyorlarmış bu sayede kustum biraz olsun:)

doğancan ülker dedi ki...

penguen in bu kadar çok ayrılığı kaldırabileceğini düşünmüyorum. durum kötü gözüküyor.

ayrıca yukarıdaki yorumda alpay erdem hakkında söylenenlere kısmen katılıyorum. bazen sıkıcı olabiliyor, evet. ama aslında güzel. alpay erdem okuyun bu köşeyi diye dövmüyor kimseyi. merak edenler okuyor işte.

NaKHaR dedi ki...

açıkçası yeni bir mizah dergisi alabileceğimi hiç sanmıyorum... gerçi bilemem şimdilik ne olur ne olmaz ileri de fakat sürekli her hafta takip ettiğim bir penguen iki leman başka yok yeni çıkanların bir çogunda abuk sabuk karakterler birbirini s.ken insan figürleriyle dolu... bana gelmez dostlar...

batu dedi ki...

devrim gür: lombak'a çok üzülüyorum ben de, eskiden ay başlarında koşa koşa gazete bayiine gidip de "geldi mi abi lombak" dediğim dergi şimdi yerlerde sürünüyor. 5-6 aydır almıyorum ve üzülmüyorum.

ama yine de her ay başında bir umutla dergiyi elime alıyorum, eskiye dair bir damla birşey var mı diye... yok, olmuyor, almıyorum...

bu arada isim ve soyisminiz harika bir uyum içinde, hayran kaldım...

doğancan ülker: alpay erdem'in tarzını seviyorum ben, güldürüyor beni.

nakhar: yeni çıkacak olan, ya da çıkma olasılığı olan derginin siyasi dokundurmaları olması çok mühim bana göre. fermuar gibi bi dergi istemiyorum. yeni bir penguen de istemiyorum. ama yeni bir dergi olacağı muhtemel. beklemek lazım...

bu arada, metin üstündağ, selçuk erdem, erdil yaşaroğlu konularında çok fena katılıyorum ama maalesef sırf onlar için penguen'i almam. bahadır baruter'in çizimlerine taparım ama o da artık solmaz'ın esprilerini kullanmasın bir zahmet. lombak esprilerinin zamanı geçeli epey oldu. gülemiyoruz...

Adsız dedi ki...

penguen eskisinden daha iyi olacaktır.

kız meraklısı, hiç bir politik duruşu olmayan gereksizler defolup gitti...

bu arada batu sana fatihin bacağı girsin.

Adsız dedi ki...

fatih solmaz a karşı haksızlık edildiğini düşünüyorum. bence derginin en iyi işlerinden bir kaçı da lombak ve patates baskı dır.
penguen de sırf fatih solmaz kalsa yine alırım.

Adsız dedi ki...

ismini yaz bari fatih abi. isimsiz isimsiz nereye kadar? emeklilik vakti geldi geçiyor bile, torun torba bekler.

batu dedi ki...

oyyh!