Tüm insani değerleri elinin tersiyle iten, bir ölünün son arzusuna saygı duyulması görgüsünden ve anlayışından haberi olduğu halde bunu yerine getirmeye hiç gerek duymayan, tek kaygısı nitelikli ya da niteliksiz yalnızca "haber" olan ve bu uğurda varını yoğunu ortaya koyan ilkesiz medyacılığı ayakta alkışlıyorum ve önlerinde saygıyla eğiliyorum."Değer miydi Duygu" başlığıyla verilen haber şu şekilde:
"BOĞAZİÇİ Üniversitesi öğrencisi Duygu L. (20), Kadıköy’de bir geceliğine tuttuğu otel odasında ölü bulundu...
...İhbar üzerine otele gelen polisler, odada yaptıkları aramada boş bir ilaç kutusu ile Duygu L.’nin ailesine hitaben yazdığı, 'İsteklerim için bazı hatalara düştüm. Kişisel problemlerim yüzünden intihar ettim. Ölümümden ben sorumluyum. Kimseden sıkıntım yok. Tek korkum kurtarılmak. Ölümüm basına duyurulmasın' notunu buldu."
Şimdi de aynı edebi dille(!) bu olayı haber yapmaktan hiç çekinmeyen medyaya sırasıyla ben soruyorum: Değer miydi Zaman, Sabah, Vatan, HO Tercüman, Hürriyet!
Birazcık duyarlı davranıp bu olayı gazetelerinize ya da web sayfalarınıza taşımasaydınız ne kaybederdiniz acaba? İnanın çok merak ediyorum...
05 Kasım 2007
Yaşasın İlkesiz Medyacılık!
yazan:
falyanos
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
5 adet yorum:
Gazeteciler habere bazen böyle hoyrat davranabiliyor. Her haber bir öykü içerir ve bize hayat konusunda düşünme fırsstı tanır. Bence bu haber, intihar eden bir kızın son arzusu, karartılarak verilebilirdi. Siz de aynı hatayı yapmışsınız ne yazık ki.
Murat Tunalı
http://www.odalabudala.com/
bu yazıyı yazarken böyle bir tepkiyle karşılaşabileceğimi tabi ki düşündüm. Ancak çok büyük kitlelere ulaşma gücü olan gazetelerimizin yaptığı bu habere, bana göre yanlış olan ve yapılmaması gereken bu habere, kendi tepkimi koymalıydım ve buna yanlış demeliydim. Bunu yapmak için eleştirdiğim şeyin ne olduğunu anlatmalıydım önce. dilim döndüğünce yapmaya çalıştım.
Eleştirinize katıldığımı belirtmek isterim.
Unutmamalıyız ki Duygu'nun ölümünün üzerine Boğaziçi Üniversite'sinde de pek çok yerde afişler asıldı toplantılar yapıldı. Hatta ben valığından haberdar olmadığım bu insanın yaşadıklarını o şekilde görüp merak edip internette arayarak öğrendim.. Heycanla yazarken yazıları, afişleri, biz de bazen karşımızdakinin ne anlayacağını düşünmeyi ihmal edebiliyoruz. Bu yüzden olsa geek toplatıldı o afişler de.. Ben şahsen katılıyorum sana, herkesin elbet bir yorumu tepkisi olur ama öncelikli olan onun ne istediği olmalıydı, yazını da olaya değil basına eleştiri olarak görüyorum,iyi ki de yazmışsın
teşekkür ederim. olayı eleştiremeyiz zaten bence diye düşünüyorum. tamam belki intiharın felsefi(ya da dini) yönleri tartışılabilir ama sonuçta bir hak olarak bakarsak, yaşamak ya da yaşamamak onun tercihiydi.
Yorum Gönder